sait.karagoz.sitemynet.com
email2.gif

Anasayfam
Cemil Meriçten
Öyküler
Afyonkarahisar

Cemil Meriçten


CEMİL MERİÇ'İN KİTAPLARINDAN SEÇTİKLERİM

c._meri_.jpg

CEMİL MERİÇ
Münakaşada zafer mağlup olanındır. Yenilmek zenginleşmektir. bilmediğinizi öğreneceksiniz ve ego denen köpek havlamayacak.Münakaşa hakikati birlikte aramaktır.Adeta bir ormandasınız ve mesala bir kaynak arıyorsunuz.Önce arkadaşınız bulup sesleniyor size:Evreka! ne sevinilecek şey? Yalnız bir temele dayanmalı münakaşa.Herkesin bildiklerini bileceksiniz. Sonra yeniyi arayacaksınız. Hakikat binbir cepheli, binbir görüştü. Karşınızdaki göremediğinizi gösterecek size. sizden farklı düşündüğü ölçüde yaraıcı ve öğreticidir. Kızıl şal görmüş İspanyol boğası gibi, her düşünceye her düşünene saldırmak.Bu canım memleket, bu yüzden bir cüzzamlılar ülkesidir.
İDEOLOG:İçtimai bir sınıfın emrinde, hakikat ile yalanı ulaştırarak,bağlandığı sınıfı şuurlandıran uzmandır.
ZINDIK:Zen,Zend Avesta,İran'ın Araplar tarafından fethi mezdekçilik,ateşperestlere zendi denilmesi sonra zendinin zındıka inkilabı.Ateizmin tarifide çok dikkate şayan
ATEİZM:Allah'a inanmamak değil, avamın inançlarını paylaşmamaktır.(R. Tevfik)

Düşüncelerimize istikamet veren ayak takımı diplamalı aydınların emr-i yevmi
yeleriyle akl-ı selimin suratına tükürmekle yarış ediyoruz.
Türkün kılıcı ülkeler fethederken, türkün zekası da kelimeler fethediyordu.Ülkeler ne dar bizimse kelimeler de o kadar bizimdir.
Türkçe'nin bedbahtlığı tabii tekamülünü yaparken birden bire zıplamaya zorlanmasından olmuştur. Nesiller arasındaki köprüler uçurulması ve hafızadan mahrum bir nesil türetilmiştir.Hafızadan yani kültürden...
Altý yüzyýl cerrahi birameliyatla içtimai uzviyetten kopartılınca; Türk düşüncesi
başlıkta kalmıştır.
Bu memleketin büyük faciası en seçkin evlatlarının beynini ve kalbini itlere peşkeş çekmesi. Halledilmesi gereken büyük dava. Bu topraklar üzerinde münevverin nefes alabile
cek hale gelmesi
Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanların,karanlığa o kadar alış
mışsınız ki yıldızlar bile rahatsız eiyor sizi
Düşen tutunacağı dalları seçmez
Dünyanın bütün tımarhaneleri bizim entalijansiyanın kafatası yanında birer akl-ı selim
mihrakı.
Kahramanlar,rüyalarımızda yaşadıkları ölçüde enterasandırlar.İç ve dış dünyamıza ışık serpmeyen kitaptan bize ne? O aynada görmek istediğimiz kendiğimiz
Bugün bizde neden mütefekkir yetişmiyor konusu üzerinde duracaktım.Kartallar uçmadan önce ücra kayalıklarda talim yaparmış.Tefekkür tek insan işi değil
Ateşböceklerine tahammülü yok bu ülkenin
Kelime içine gönlün, günlerin kokusunu boşalttığımız bir şişe
Çölü sahalaştıran gönlün
Siz gönüllerini bir ideale verenler ne koca olabilirsiniz ne baba.
Çiğnenmiş bilgi isteyen bir devirde, hiç kimse teferruat yığınına dalmak cesaretini gösteremez.
Sen yanmadan bunlar erimez.
Bütün lise kitaplarının ayırıcı vasfı çürüyen bir beynin anatomisini aksettirmelerinde
sarhoş bir kelime yığını hepsi de.Ve aydın hayatından memnun.Aydın asırlardan beri hor görülüşünün acısını, yetişecek nesillerin izanını kundaklarla alıyor.
Dilini kaybeden millet yaşamak hakkını çoktan kaybetmiştir.
Dışardakiler kendilerini akıllı sansın diye bir takım binalar kurup içine bedbaht insanlar doldurmuşuz vetýmarhane adını vermişiz bu binalara.
Saadetinin hiçbir zaman farkında değilsin ki! Bir harem ağasının , bir banka veznedarının
saadeti.
Voltair'e çok tanıdığın olacak az dostunuz.Dost seçebilmek için tanımak lazım. Tanıyabilmek için dost olmak şart.
İnsan bülbül gibi şahıyamaz.Dinlenmezse susar.
Biz Tanzimattan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete. Tefekkür kılıçla fethedilmez. Bir parça kendi kafamızla düşünmek ne kadar güç
Düþüneni iftiranýn ve sefaletin laığmında boğduktan sonra ellerimizi yğkayğp"Efendim bizde filozof yetişmiyor" diye ah-u vahlar
Şeytan insan için neyse,İngiltere dünya için o
Hayal sarayı gerçeğin granit temellerine dayanmazsa bir üfleyiþle yıkılır.
Zambakla ufunet arasında karabet kurabilir miyiz?
Her büyük adam kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır.Zira o yarın ki veya
dünkü veya ötelerdeki bir cemiyetin çocuğu; kendi cemiyetinin değil.
. İzbede yaşayan şahikalarda ölür.
Her doktirini yaşadığımız kadar anlıyoruz.
Istırap ya kelimelerde ebedileşir ya sükütta.
İnsanlar gerçekleri görmesinler diye önlerine oyuncaklar sürülür.
Oynasýnlar diye beynimizi verdik ellerine. Beynimizi yani dili.
Yolumuzu kesen hjep aynı rezil safsata. Başkaları (309) niye yapmıyor? Başkalarına göre başka sensin.
Yazmak gelecekte yaşamak .İnsan bazan kılıcla yontar hayalindeki dünyayı bazan kalemle
Gerçek aşklar da sessizdir.

Acılarını dev aynasýnda büyüten rezil bir hassasiyetim var(319)
Dişi ağrıyan adamın ayağını dağladığı hayat.Bir acı ötekini unutturdu.
Daha beterini düşün ne demek kolay Sahilden fırtınaya tutulan gemi zevkle seyredilir.
Ve kaptana tenkitler yadırılabilir. İnsan daha beterini düşünmek için yaratılmamış. Daha beterini daha mükemmel hale getirmek için yaratılmış(320)
Aşk dehanın büründüğü şekilllerden biri. İnsanın dörtte üçü aşkta belirir.
Aşkı vuslat taçlandırır. Kıvılcım o zaman yangınlaşır. Bunu bilmiyorsun ve saadetten korkuyorsun
Kadınlarımız Avrupalılaşırken Avrupa kadını kadınlıktan kopmaktadır.Yani örnek olarak aldıkları kadın o sanat ve medeniyeti yaratan büyük ve ilahi kadın değildir artık.
Haklı haksız .Aşk sözlüğünde bu iki kelimenin yeri yokur.Deniz dalgalanmış, suç rüzgarın.Rüzgâr sensin.
Sizi ağrıyan bir diş gibi çekip atacağım gelmezseniz gönlümden(346)
Kelimeler bir zırh, bir kabuk, bir kale.Yaralanmamak için konuşuyoruz.Kelimeler bir hançer, bir diş,bir tırnak yaralamak için konuşuyoruz.Kelimeler bir bulut görünmemek için konuşuyoruz.
İlim ve düşünce ayrık otu değildir belli bir iklimde gelişir.
Bir bağlanış fedakarlıkla mühürlenecek ki ciddiye alınsın.yoksa atıyorsun derler.
Doğu'da hicvin, salaş tiyatrolarındaki kaleler gibi, köksüz oluşu, bir dava temeline dayanmayışındandır.Şairin kanıyla imzalamaya yanaşmayacağı hicivler, asırların mahkemesinde birer yalancı şahit kadar, asırların mahkemesinde birer yalancı şahit kadar, itibarsızdır.Namık Kemal'in hayatından Magosa'yı çıkarın "Hürriyet Kasidesi" sönükleşiverir.
"Han-ı Yağma"yı ancak han-ı yağmada ziftlenmeyen biri yazabilirdi(366)
Bir kitaba bir kıtayı sığdırmak:Neden olmasın? Bir damla suda bütün bir deniz yok mu?
Avrupa insanı Doğu'yu tanımaz. İslamla Hıristiyan, Haçlı seferlerinden beri tezle anti tezdir. Bütün Kur'anları yaksak bütün camileri yıksak Batı insanının gözünde Haçlı seferlerinin
yalın kılıç ve tekbir getiren cündileriyiz.Avrupa'nın bir nev'i tezadı idik.Yani kıtayı tamamlıyorduk.Şimdi maymunuyuz.Yani hiç bir haysiyeti, hiç bir hikmet-i vücudu olmayan ananesiz, haysiyetsiz, sırnaşık gölgesi.
Biz müslüman olduğundan, Doğulu olduğundan, Türk olduğundan utanan, aczinden tarihinden, dilinden utanan şuursuz bir yığın haline geldik.(384)
Her yazar ütopyasının harcını, ya kucağında yaşadığı cemiyetten tedarik eder ya tarihten.
Ondokuzuncu asır maddeciliği, müsbet ilmin nüfuz edemediği meçhul ormanı memnu bölge ilan etti
Parça bütüne kavuşacak ki, hasret dinsin.
Hiçbir müstemleke, kıymetlerin adet bezinden daha hakir görüldüğü bu zavallı memleket kadar ürpermeden, isyan etmeden müşahede etmek bedbahtlığına uğramamıştır.

31.jpg

Mağaradakiler


Düşünce adamnın vazifesi: Bütün hakikatleri yoklamak, bütün yalanların maskesini yırtmak, kalabalığa doğruyu göstermek. Bazan yangın kulübesindeki nöbetçi olacaktır, bazan engine açılan geminin kılavuzu.72

Yaşamak çevrenin suallerine doğru cevapları bulmak demektir
Zirvelere keçi yollarından gidilir; şehrahlardan değil hikmetin sarp doruklarına düşe kalka tırmanıyoruz biz de.
Sonsuz çölde minnacık bir vaha. diken ormanında birkaç gül.
ıyorum: "Savaþan iki ordu demek intihar eden büyük bir ordu demektir" Ya savaşan ordu tekse? Bu maşerî tahribe çılgınlıktan başka isim verilebilir mi? Bir kavga ki zafer meş'um, bozgun aşağılatıcıYarayı dağlamak iyi ama, yara kalbimizde.
Ýdeal buhraný içinde kývranan talihsiz yavrular; ýþýk diye ateþe koþtunuz... ve kanatlarýnýz tutuþtu. Yaþamaya susuzdunuz, ölüm saçtýnýz çevreye. Kimse elinizden tutmadý. Bu ne korkunç beddua, bu ne meþ'um alýn yazýsý... Kanlý mirasýnýz sizden sonra gelen nesiller için de ibret dersi olmadý. Onlar da ayný hýzla ölüme koþuyor.107

Okuyucuya sunulan kadeh sert ve acý içkiyle dolu, yazar biliyor ki hastalýk þampanya ile tedavi edilmez. Unutmaða deðil, uyandýrýlmaða muhtacýz.Bu zifiri karanlýkta ateþ böceklerinin pýrýltýsý bile muhteþem.108
Kimi belinde kýlýçla doðar, kimi baþýnda taçla, ben kalemle doðmuþum.
Kelimelerde asalet ararým.
Seçmek için anlamak lazým, anlamak için akrþýlaþtýrmak. Mukayese irfana dayanýr.33

Kýlýç bir fetih aracý deðil artýk. Zafer rüyalarý ancak kalemle gerçekleþebilirdi.
Unutmayalým ki hey'et-i içtiâîye san'atsýz yaþayabilir, ahlaksýz asla.
O bir encümene deðil, bir nesle sesleniyordu. Islýklara aldýrmadan yoluna devam etti172

Zýlletten kurtulmanýn yolu haysiyetimizi ispattýr. Haysiyet þuur ve fedakârlýk demektir. Þuur hiç kimseye baðlanmamak, her vesayeti reddetmemek kapýlarýný her ýþýða açmak demektir. Fedakârlýk ise inandýðý deðerler uðruna her çileyi göze almak hatta ölümü bile. Saygýya layýk insan kendi kafasýyla düþünen ve düþündüðünü haykýrmaktan çekinmeyen insandýr.36"

Çaðdan çaða ülkeden ülkeye, insandan insana deðiþen bir mefhum: hürriyet. Konduðu çiçeðin rengini alan Hint kelebeði.196
Kullanýlmayan soyut bir hürriyet, hürriyet midir? Sokak fenerleri körlerin ne iþine yarar? Ýnmelilere yürüyebilirsiniz diye kanun çýkarmak yeter mi?203

O nesle mabedin bekçisi olmak düþerdi, mabedin yani tarihin. Hangi deðerlerin bekçisi oldu o nesil? hangi haksýzlýða dur diye haykýrdý? Zavallý gençliðe Avrupa'nýn köhne ve tatsýz yalanlarýný tekrarlamak baþlýca marifeti oldu. Maziye ihanet etti, istikbali kuramadý.254

Onlara(gençlere), ecdatlarýna hor görmeyi öðrettik, mukaddeslerini yýktýk birer birer.
O bedbaht yangýnlarý, mesut bir fecrin pýrýltýlarý olarak görmek istiyorum.255

Tanzimattan bu yana Türk aydýnýnýn alýn yazýsý iki kelimede düðümleniyordu:aldanmak ve aldatmak
Avrupa'yý tanýmamak gaflet.Avrupa'yý tanýyan ülkesinden kopuyor. Bu lânet çemberden nasýl kurtulacaðýz? Gerçeði görmek hatayý sonuna kadar yaþamakla mümkün.283

Düþünenin görevi insanýndan kopan, tarihini unutan ve yolunu þaþýran aydýnlarý irþada çalýþmak.285

Bir çaðýn vicdaný olmak isterdim, bir çaðýn doðrusu bir ülkenin,Ýdrakimize vurulan zincirleri kýrmak, yalanlarý yok etmek, Türk insanýný Türk insanýndan ayýran bütün duvarlarý yýkmak isterdim. Muhteþem bir maziyi, daha muhteþem bir istikbale baðlayacak köprü olmak isterdim. Kelimeden, sevgiden bie köprü. Sanat düþüncenin, düþünce mukaddeslerin emrinde olmalý.284

Toprak sarsýlýyor. Hep birden esfel-i safiline yuvarlanmak istemiyorsakgözlerimizi açmalýyýz. Ýnsanlar sloganla güdülmez. Düþünceye hürriyet, sonsuz hürriyet. Kitaplardan deðil, kitapsýzlýktan korkmalýyýz.

c.meri__1.jpg

SOSYOLOJİ NOTLARI

Taraf tutmayan insan, şahsiyeti felce uğramıı insandır. Kimse tarafsız değildir. 131

İlim madde dünyasına tutulan bir mum ışığı 25
Batı talihin kendisine gülümsediği bir sonradan görmeler ülkesiydi.26

Bir ülkede şair ne kadar çoksa, o ülke düşünce bakımından o kadar geridir.insanlar ve milletler yaşlandıkça şiirin yerine nesir geçer.27

Bizde fikir ormanda uyuyan güzeldir, kendisini uyandıracak prensi bekliyor.27

Düşünce bir günde kurulmaz. Avrupa'nın meyvelerini koparıp kendi ağacımıza astık.
Felsefe, Eflâtun'a göre hayretten doğar: Ülkeleri atının gidebileceği yerlere kadar fetheden bir milletin ne ölüm karşısında metafizik bir korkuya, ne de hayrete düşmesine imkân vardı.28

Aydın yanarak da aydınlatabilir, ama yıldızlaşacağını bilirse yanar, bir kova suyla söndürülen yangın olmak hazindir.28

Bu memleket için tek tehlikeli insan vardır, düşüncenin tehlikeli olduğunu söyleyen insan29
Bir kadını tanımak, bütün kadınlar tanımaktır.Napolyon 30

İlimde her kanun eğer ile başlar.38

İnsanlık tanrısız bir dünyada yaşamaya alışamadı.Gübre müstahsili bir insan.38

İdeolojiler kirlerimize takılan maskelerdir.
(Altının yüzünü görmeyenin tasası yoktur.Parası olanın gamı çoktur. Fakirlerden altının kıymetini sorma. Onu zengine sor ki, nasıl olduğunu anlatsın. Hali nicedir anlarsın.İSTEPAN HILMİ GURDIKYAN

NOT: Bazı yazı karakterleri bozuk. Zaman içerisinde düzeltilecektir. Kusura bakılmasın
Manadaki güzellik lafızdaki bozukluğu göze göstermeyecektir.

cemil_meric_02.jpg

Jornal II
Yıldırım aşkı deyimi, beklenilen kişiyle karşılaşmanın göz-kamaştırıcı niteliğini ifade eder. Bu yıldırım aşkı şuurlu olmayabilir de başlangıçta. Yıldırım aşkı bilinçli ya da bilinçsiz olarak içimizde geliştirmiş olduğumuz ideal sevgili modelinin birden bire karşımıza çıkmasıdır. Bu modelin ideal olması insanın yarım yanını bütünlemesindedir.
* *
Aşkın doğması için minnacık bir ümit yeter. İki üç gün sonra sönebilir ümit ama aşk bir kere doğmuştur(37)
Aşka giden yol daima dikenlidir. Aşka ve kudsiyete.Bir alev denizinden geçilerek varılan vuslat gerçek vuslattır.... Günahlar gözyaşıyla yıkanır(44)
Madem ki bahtiyar olamayacaktım, bir başkasını bahtiyar etmeliydim.Bu da bahtiyar olmanın bir başka yolu idi(46)
Kadın hiçbir zaman birkaç nefes çekilip atılan bir sigara olmadı benim için. İçindeki şarap tüketilince fırlatılan bir kadeh olmadı(46)
Eflatunun mağarasını bilirsin.İnsanlar karanlık bir mağaraya zincirli,sırtları kapıya dönük ve duvarda gölgeler.Aşk bu zinciri kıran büyü.Mağaradakiler öylesine alışmış ki karanlığa
kurtulanları küfür ile kovarlar(50)
Denizin sınırları var; Sevginin sınırları yok. Daha çok sevebilirsin.
Sen benim 48 senedir kurduğum rüya(51)
En küçük yalan rüyayı seraba çevirir. Rüyanı yani rüyamızı . Aşk saygıdır. Kendine yani sevdiğine saygı.(53)
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplar. Bir kanat darbesiyle Olemp; bir kanat darbesiyle Himeleya. Ayrı bir dil konuşuyordu çağdaşlarımla. Gurbetteyim.(53)
Stndal aşkı ıstırabın prizmasından seyretmiş
Aşkın verebileceği en büyük saadet sevilen kadının ilk defa elini sıkmak. Musikinin verdiği haz gibi bir şey.
Bensiz akacak göz yaşlarını kıskanıyorum. Onları dudaklarımla kurutmalıyım(60)
Dostlarım, beni kocaları mı sanırlar, nişanlıları mı, bilmem sevgimi paylaşmak istemezler
Ben kapıları her tecessüse ve her tecavüze ve her muhabbete açık bir genelevim. kovamıyorum kimseyi.
Bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir çağın daha doğrusu bir ülkenin, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim. muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim, kelimeden, sevgiden bir köprü. Sanat düşüncenin, düşünce mukaddeslerin emrinde olmalı. (Cemil Meriç, Mağaradakiler, 284)
Acılarımızı başkalarında görmek. her okyonus aynasında kendimizi seyretmiyor muyuz? Her bakışta gördüğümüz kendi bakışlarımız(65)
Şairler kaprisli olurlar, bazı taraflarıyla kadındırlar, kadındırlar çünkü bütündürler. ve dikenlidirler, gül gibi. Gülü dikeni ile seveceksin, dikeniyle yani yazılarıyla(67)

Kelimeler gönlümü dile getiremiyor, küçümsüyorum kelimeleri, onlar senin dudaklarında, senin kaleminde güzel.Yalnız senin kullandığın kelimeleri seviyorum.(68)
Garip bir korku içindeyim.İnanıyorum ki yapacağımız bir falso, mikroskopik bir ihanet bu muhteşem rüyayı sona erdirecek.
Avuçlarıma alıyorum kelimeleri okşuyorum. Kimi bir elmas gibi sert, kanatıyor, kimi kadife gibi yumuşak, göz yaşı gibi ılık. Bütün acılarımı takdis ediyorum
Bana gelinlik entarinle geldin diyorum, el değmemiştin Himalayanın karlarından daha bakirdin(69)
Elbette zaman zaman kuduracağım.Elbette kelimelerim hançerleşecek.Kızmayan erkek,sokak köpeğinden haysiyetsizdir.
Dudaklarým dudaklarında, parmaklarım tenine kenetli, tek vucut halinde ateş olmak, kül olmak saadet olmak, ıþık olmak, masal olmak.kadınım benim, canım benim,cariyem ve sultanım benim(70)
Leyla bir tomurcuk, sen bir muhteem gül. Leyla bir mısra,sen bir destansın.Leyla bir kıvılcım, sen bir şafaksın(72)
Güller dikenli bilirim.Ama yaşamak yaralanmaktan korkmamaktır.
Hasta adamın bütün çarpık ve çapraşık hisleri ile malul(79)
Mezar taşı gibi, kasap satırı gibi garip bir soğukluk
Aşk ıstıraplarıyla büyüktür.
Benden çılgın neşe bekleme. Acılarım içinde mesudum.Saadet çatık kaşılıdır ve ciddidir
Istıraplarım çok mu çirkin, çok mu çocukça? Onları senden mi gizleyeceğim? Sahneye maskeyle çıkmak! Ben aktör değilim.Sesinin tonunda minnacık bir soğuyuş hissettiğim anda yokum....
İnsan yaralarıyla çıkmamalı ortaya.Sevgi bir oyun, ama benim oyunla ilgim yok.Söylemiştim, hayatta hep bröton savaşçıları gibi çıplak döğüştüm(89)
O kadar yalnızım ki! başka bir seyyareden gelmiş gibiyim ve nesli münkarız olmuş tufan öncesi bir ucube....
Acılarım kaynağı sensin. Yani: Sensizlik. Bütün bu dengesizlik, tattırdığın saadetle yokluğun arasýndaki tezattan doğuyor(90)
Saadetin elbette gölgesi olacaktı. Bu acýlar saadetin gölgesi bu acılar vuslatın dikenli yolu. Bu acılar araf.
Sen istediğin yahut seninle ilgili en küçük terbiyesizlik yaptıkları anda benim için realiteden hatıraya intikal ederler(93)
Göz yaşlarım kadar temiz, anne sütü kadar temiz. Bir dua kadar temiz(95)
Bütün dostlarım çamıha çivi çaktılar.Bazan ehramlara taþ taşımış gibi yorgunum.
Bu günden sonra her gün bir asır. Mezar taşı gibi sükut(100)
Sevmek inanmak demek, katlanmak demek, beklemek demek.Ben hicranınla inleyen rebab(103)
Başladı ve bitmeyecek sadece bir virgül koyduk.Susamadan içmek, aşk, içtikçe susamaktır.
Sevgiyi başkalarında aramak, tesellilerin en hazini(124)
Ben çekinirdim yanına yaklaşmağa. Hisarım , gururumdu(129)
Seni bir kuyuya iter gibi mazinin karanlıklarınaattığım için özür dilerim.Zaman zaman hatıralara dönmek, kendimizi tanımak, hal'i değerlendirmek ve perspektif hatası yapmamak için faydalı bir davranış(130)
Kestik bıraktık. bir nev'i apandisit ameliyatı.
Sen bir gözyaşı kadar temizsin, bir azize kadar temiz.Lağıma düşen kutsal bir kitap. Kitap kapalıydı, kabını yırtıp attım.(130)
Türkçeyi Engizisyon mezalimine tabi tutan iğrenç bir telaffuz. Bizim solakların başlıca vasıfları terbiyesizlik.135
Ve heyacanların gün geçtikçe kararan parıltısı. Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı. Artık yanarak değil tüterek yaşıyorum nemli bir tomar gibi. Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.135
Sevgi garip bir yangın.Yaşaması için büyümesi gerek. O yangýna her şeyini atacaksın, zamanını, gururunu, dehanı. Ve kül olacaksın. İnsanlar ondan korkuyor, ondan yaşamıyorlar.
Sonra yeniden küller dağıldı. İçimdeki ateş her zamankinden daha gür, daha alevli.142
Seni unutmak niçin? Vahadan sonra çöl.Gül bahçesinden sonra bozkır.Sana susuzum.144
Mektubun bir büyü gibi bulutları dağıttı.Yarı yarıya iyileþtim. Bir yenisi beni Zaloğlu Rüstem'e çevirir.145
Sam yelleri esen çöllerden geçtim. dudaklarým susuzluktan çatlamıştı, boğuluyordum, ya cinnet ya ölüm veya sen vardýn. Sen çıktın karşıma Sen ki benim için yaratlmıştın.146
Her gerçek hazine gibi gizliydin,seni kalbim keşfetti
Ayrýlýk bir dinleniþ olacaktý, bir dinleniþ, bir susayış, bir hazırlanış.Güneşin tekrar doğmak için batýþý.
Kuþku beslermiþ aþký, laf, yalnýz biliyorum ki uzun bir ayrılık küllendirir. Ve sükut ayrılığı koyulaþtýrýr, katýlaþtýrýr, katilleþtirir.
Seven endiþe eder.
Konuþmaya ben de katýlýyorum. Konu sudaki halkalar gibi geniþliyor.152
Politikacý da yarý insan yarý hayvan olmalý.Hayvan yani tilki ve aslan pusuya düþmemek için tilki kurtlarý haklamak için aslan.153
Hiç bir gaye kötü vasýflarý meþrulaþtýrmaz.
Hüsnüniyetle politika yaapýlmaz.
Kerpiçle Süleymaniye kurulmaz. Tesadüflerin önünme fýrlattýðý malzeme kerpiçten daha soysuz daha salabetsiz ve sevimsiz.156
Ve intelijensiya, efendilerinin fýrlattýðý kemikleri yalamakla meþðul. havlamasýný bile unutmuþ. Diþsiz, kuyruksuz. Ýnsan inançlarýný kaybedince çomarlaþýyor. Dinsizlik irticalarýn en affedilmezi. En yiðit orduyu en miskin sürü haline getiren veba.
Kurtuluþumuzu ancak kendimiz yaratabiliriz. Doðu da düþman, Batý da. Ýkisinin de sýrtýnda kamçýmýzýn izleri var. Avrupa da eski kölemiz Rusya da. Ve biz kölelerimizin çizmesini yalamaktan garip bir þehvet duyuyoruz
Yahudilik bir din deðil, bir felakettir. Heine
Her mektebin ve her kitabýn ilk görevi, insana kendi dilini öðretmesidir. Meilet
Zavallý dilimiz argolarýn en sevimsizi haline geldi.
Hayatýný bir kavgaya adayan adamýn düþman kalesine hamle etmek için her fýrsatý ganimet bilmesi tabiî deðil mi?
Türkiye'de Ziya Gökalp vb.temsil ettiði sosyoloji tek hedef güder: Türk zekasýný kendisini zerre kadar ilgilendirmeyen konularla meþgul etmek, gelecek nesillerin uyanmasýný önlemek.177
Bu millet baykuþ sesinden þeamatli çan výzýltýlarýna bile tahammül etmiþ.
Sen Frengistan'daCem misali:"Cam-ý cem nuþ eyle ey Cem, bu Frengistan'dýr" diyorsun . Biz de, belde-i tayyibe-i Kostaniye'de "Her kulun baþýna yazýlan gelir, devrandýr" deyip hasretinle nalân ve de suzân oluyoruz.
Yýlbaþý gecelerinin çýlgýn kahkahalarý arasýnda bir hezimeti te'sid etmiþ olmuyor muyuz?
Batý karþýsýnda Doðu'nun, salip karþýsýnda hilal'in hezimetini. Kaldýrýlan her kadehte aydýnla halk arasýndaki uçurum bir parça daha derinleþmiþ olmuyor mu?
Düþünmek caddelerden keçi yollarýna; çiðnenmemiþ sarp dikenli keçi yollarýna sapmaktýr. Ama, zirvelere þehrahlardan gidilmez, zirvelere ve uçurumlara.189
Zekasýný bozuk para olarak harcýyor.
Avrupa insaný tabiatýn bir parçasý saymaktadýr. Dýþ dünyayý kaprislerine alet eden Batý, Bir tünel açmak gerekince nasýl dað delinirse ferdî veya zümrevîbir menfaat uðruna da Batý'nýn feda edemeyeceði beþerî kýymet yoktur.
Cevaplarýmýz suallerle hudutlu. Sorulan sualler hep ayný olunca cevaplarda da büyük bir tazelik aramak boþ.
Aydýnla entellektüel ayný kimse midir? Hayýr. Entellektüel ya zamanýný doldurmuþ deðerlerin aktarýcýsý, ya yeni bir dünya kurmaya çalýþan bir içtimaî sýnýfýn yol göstericisidir. Aydýn ülkesi ile göbek baðýný çoktan koparmýþtýr. Yaþayýp yaþamadýðý halkýn umurunda deðildir. Bizde bu kelime sadece okur-yazar manasýndadýr. Kendini küçük görür. 210
Yabancý Dil:yabancý dil hocalar için de, talebe için de arabanýn beþinci tekerleði:219
Dolap Beygiri:Ben bir dolap beygiri sabrý ile iþimi sürdürüyorum.222
"Bir yýðýn söz ki samimiyeti ancak hüneri."227
Kendi irfaný ile izdivaç:Osmanlý, yakýn akrabalarý ile evlenen aþiret çocuklarý gibi, hep kendi irfaný ile izdivaç ettiðinden hayatiyetini kaybetmiþ, dumura uðramýþ, yozlaþmýþ dünyaya açýlmamýþ. Giderek yaratýcý bir iþ olmaktan çýkmýþ fikri faaliyet. 247
Müpheme, kavranýlmayana karþý duyulan garip bir sevgi
Bugünkü nesil ve afaroz. bugünkü nesil Avrupa'nýn afarox müessesini kiliseden çok
daha insafsýzlýkla kendi büyüklerine uyguluyor.
Marifet iltifata tabidir.
Mahrekinden çýkmýþ yeni bir güneþe baðlanamamýþtý.292
Tanzimat aydýný Ýstanbullu'dur. Ýstanbul ise, "Ýnsanlýðýn nazenin ve çelebi bir cinsi"dir. "Kýþ bahçelerinde, saksýlar içinde, yapma bir hararetle yetiþip geliþen" bir nebat. Kötümser, halkýný tanýmaz ve neredeyse bozguncu. Vatan haininden aydýn olmaz.
Yakup Kadri'nin romanlarýmda þüphesiz ki çok yerinde tesbitler var. Fakat bize sunduðu aydýn portresi, daima irfaný tek-i tâbiyet etmiþ bir müstaðrip silvetidir.
Namussuzluðun kanun olmasý: Namussuzluðun kanun olduðu bir devirde ve bir cemiyette hiç kimseden bir heykel-i fazilet olmasý beklenemez.
Fezalarda dolaþan bir küre idim "Peyk olmak için bir güneþ arayan fakat kendisinin bir güneþ olduðunu idrak edemeyen bir küre."
BU ÜLKE
Politika ve aksiyom adamlarýnýn en zayýf yaný, düþünce adamýný küçümseyiþleridir. Beyinle kol, nazariye ile aksiyon el ele vermedilçe, toplum sýhhate kavuþamaz
Aldanmak ve aldatmak: Tanzimat'tan bu yana Türk aydýnýnýn alýn yazýsý iki kelimede düðümleniyordu: Aldanmak ve aldatmak.
Aydýn olmak için önce insan olmak lazým. Ýnsan mukaddesi olandýr. Ýnsan hýrlaþmaz, konuþur, maruz kalmaz, seçer. Aydýn, kendi kafasýyla düþünen kendi gönlüyle hisseden kiþi. Aydýný yapan: Uyanýk bir þuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalýþan bir tecessüs.
Tefekkür vuzuhla baþlar, kurtuluþ þuurla.
Hamakat: Elbete ki Avrupa'nýn recetelerini uygulamaya kalkmak büyük bir hamakat; ama hocalarýn söylediklerinden habersiz olmak daha büyük bir hamakat.
Kelimeleri tarif etmeden giriþilecek her tartýþma kýsýr kalmaya mahkûmdur.52

Gerçek bilgi disiplinli ve denenmiş; bilgidir. Gerçek heyacan imtihandan geçmiş bir heyecan. ilk çoşkunluklar boştur ve aldatýcýdýr.
Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimizle hanım efendilerimiz arada bir okumak hevesine kapılırlardı.

c.m.jpg

Geniş kalabalıklar meyvasını almayacakları bir refah için fedakârlık yapmazlar meğer ki çok kuvvetli ideoloji olsun.164
Halkýn sırtına bindiğinden büyük görüünür başbuğlar.Vico165

Devrin aynasıdır, fakat çatlak bir ayna.167
Bir yanda eriyen, çürüyen, köklerini her gün kaybeden ve Avrupa kayasına bir yosun, bir midye gibi sarılan bir bürokrat intelijensiya.168

En uyuşuk insanları bile harekete geçiren kindir.
Hiçbir zaman başka iklimlerde yeşeren düşünceleri bir başka iklimde tutturamayız.
Türkiye'de bir sınıf kavgası yok aydın halk çatışması var.

Esasında insan korktuğu için korkutur. Zulme uğramamak için zulmeder.180

Tırnağın ve dişin yerine söz ve kalem geçmiþtir.


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın